Türk Kültüründe Hediye Mendiller ve Geleneksel Yaşamdaki Değeri
Yüz, burun, el, ter, gözyaşı silmek için kullanılan, bohça gibi içine ufak tefek koymaya yarayan, bazen bir giysinin üzerinde süs objesi olan bazen de insanların iletişiminde mesaj aracı olarak kullanılan, cepte taşınabilir kare biçimli bez parçasına kısaca mendil denilmektedir. Mendilin malzemesi, pamuk, keten, ipek ya da kağıttan olabilir. İster kağıt olsun isterse kumaş, mendil herkes için kullanışlıdır.
Türklerde mendil kavramı; çevre, elbezi, elçiti, dest-mal1 anlamındadır. Eski kaynaklar incelendiğinde, mendil, yağlık, çevre, makrama, destimal, destmal, sofra yaygısı, sofra bezi, önlük, peştemal kotyemeni, çember sözcükleri ile ifade edilmiş olduğu görülür.
Mendilin geçmişi, antik çağa kadar gitmektedir. Roma İmparatorluğu dönemine kadar mendil kullanımı, bir gereksinimdi. Burhan Oğuz, mendil için Latince’den dilimize geçmiş olduğunu söylemektedir. Kaşgarlı Mahmud’un yazdığına göre, Orta Asya Türkleri, mendili “ulatu” olarak adlandırılmış ve burun silmek için göğüste taşınan ipekli kumaş parçası olarak tanımlanmıştır. Mendil, özellikle Selçuklu ve Osmanlılarda hem süs hem de gereksinim olarak kullanılmıştır.
Mendil işlemelerinde Antep işi, hesap işi, sarma, ajur, Türk işi, düz iğne, verev iğne, muşabbak, mürver, pesent, ince iş, tel kırma, kasnak işi, iğne ardı, çin iğnesi gibi çok çeşitli süsleme amaçlı nakış teknikleri kullanılmıştır.
Mendil Türkler arasında çok ilgi görmüştür. Dini bayramlarda, büyüklerin elini öpen küçüklere, mendil hediye edilmesi güzel ve önemli bir adetti. Çocukları sevindirmek isteyen büyükler, mendil içine şeker ve harçlık koyarak hediye ederlerdi. Okula başlayan öğrencilere, her yıl mendil verilirdi. Kırsal kesimde düğün keşkeği dövenler, gelin ve damat sağdıçları ile kınayı getiren erkeklerin sağ omuzlarına halen mendil iliştirilir, damat tarafının hazırladığı hediye sepetine gelin mendilleri konur, düğünlerde oyun oynayan kızlara parlak mendil verilir, sünnet düğününün çağrıları ise sağdıçlara mendille yapılır. Ayrıca hacca gideceklere mendil hediye olarak götürülür. Anadolu halkı, mendile ve çevreye büyük önem verirdi. Halk arasında mendil, büyüklere, küçüklere, misafirlere, sevilen ve sayılan kişiler ile sevgiliye hediye olarak verilirdi. Mendil bu yüzden Türk Halk Edebiyatı, Türk Halk Müziği, Türk Halk Oyunlarına konu olmuştur.
Mendil, özellikle çocuk oyunlarında da çok sık kullanılmaktadır. Günlük yaşantımız ve folklorumuzda gelenekselleşmiştir. Bu bağlamda mendil kapmaca, körebe, mendil saklama, değnekli mendil gibi oyunlar, mendilsiz oynanmaz. “Mendilimde gül oya”, “Mendilimin al yanı”, “Sallasana sallasana mendilini”, “Üsküdar’a giderken bir mendil buldum, Mendilimin içine lokum doldurdum”, “Mendilim yudum, arıttım, gülün dalında kuruttum”, “Göndersene göndersene mendilini…” gibi örnekler, Anadolu’da mendille anlatılmak istenen duygusal durumları göstermektedir.
Eskiden birbirini seven kişiler arasında adeta bir mendil dili oluşturulmuştu. Âşıklar uzaktan duygu, düşünce ve isteklerini mendil aracılığı ile birbirlerine bildirmişlerdir.
Mendil sultanlar için vazgeçilmez bir süs ve aksesuar olmuştur. Fatih Sultan Mehmet, İtalyan ressam Bellini tarafından elinde mendili ile gül koklarken, Kanuni Sultan Süleyman’da tören mendili ile resmedilmiştir. Ayrıca padişahın isteğine göre tarafından yılda iki kez olmak üzere, sarayda çalışan hizmetçi kadınlara elbiselik, iç çamaşırlık bez ve mendil yapımında kullanmaları için ince keten bez hediye edilirdi. Diğer çalışanlara da bunun gibi kumaşlar hediye edilirdi.
Kadın mendilleri, hem küçük hem de yüzü, köşe ve kenarları işlemeli, oyalı ya da dantelle süslüdür. Eskiden kadın giyiminde ipek ve altın tel işlemeli veya oyalı mendil, üstlüğün göğüs kısmına veya omuz başına elmas bir iğne ile iliştirilerek bir süs eşyası olarak da kullanılmıştı. Batı tarzında erkek giyiminde ise ceketin sol üst cebi, mendil cebi olarak kullanılmıştır. Beyaz bir keten ya da ipekli mendil bulundurmak şarttı. Bu mendilin uçları, bazen cebin dışına yaprak yaprak dökülür, bazen de toplu ve katlanmış bir şekilde yerleştirilirdi.
Evrak ve okul çantalarının henüz kullanılmadığı dönemde ilkokula giden çocuklar için cüz keseleri yapılmıştı. Bu dönemdeki büyükler ise kitaplarını mendile sararak taşımışlardı Kitap mendilleri başka amaçta kullanılmamış, üstüne veya kenarlarına bilginin ve öğrenmenin kutsallığını anlatan güzel sözler, Arapça ya da Farsça şiirlerden beyit ve kıtalar işlenerek süslenmiştir. Kitap mendilleri, bunları kullananların süsü olmuştur.
Mendil kullanım alanlarına göre; işlevsel ve sembolik olarak sınıflandırılabilir. İşlevsel mendiller; azık mendili, sofra yaygısı, sofra bezi, sofraaltı mendilleri gibi.1 Süslü ve işlemeli mendil, gerek Anadolu’da gerek Avrupa’da bele ve kuşağa bağlanırdı. Sembolik mendiller incelendiğinde ise, hediye mendillerin geleneksel yaşam içerisinde yaygın kullanımı dikkat çeker. Halen ev sahibi tarafından dini bayramlarda ziyarete gelen küçüklere mendil verilmektedir. Kuran mendile sarılmaktadır. Hediye mendil alan kişinin beğenisi ve değerine göre alınan ya da hediye edilen yağlık, çevre, destimal, makrama gibi mendiller anmak için veya çeyiz eşyası olarak saklanmaktadır.
Sonuç olarak; günümüzde mendilin duygusal yanı azalmış, kağıt mendil kullanımı yaygınlaşmıştır. Halen düğün, çeyiz, düğüne çağrı, bayramlarda çocuklara verilen bayram mendili alışkanlıkları devam etmesine karşın, bu mendiller daha önce olduğu gibi günlük yaşantıda, kullanılmamakta, çanta içlerinde, ceket ceplerinde taşınmamaktadır. Daha önceleri günlük yaşamda ve özel günlerde kullanılan, hediye olarak alınıp verilen eski dönemlere ait mendiller ise “aile yadigarı” olarak sandıklarda ve çekmece içlerinde saklanmaktadır. Özellikle kağıt mendiller, son 40 yıldır gereksinimlere yönelik selüloz ve sentetik malzemeler kullanılarak üretildiği, kolaylıkla kullanılıp atıldığı için daha çok tercih edilir hale gelmiştir.
KAYNAKÇA
ABDÜLAZİZ BEY, Osmanlı Adet, Merasim ve Tabirleri, Yayına Hazırlayanlar: Prof. Dr. Kazım ARISAN-Duygu ARISAN GÜNAY, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 1995.
BAŞARIR UĞURLU, Servet Senem, “Mendilimin Al Yanı!”, Brillance, No: 8, Kasım 2000.
EMİROĞLU, Kudret, Gündelik Hayatımızın Tarihi, Dost Kitabevi, Ankara, 2001.
MUSAHİPZADE CELAL, Eski İstanbul Yaşayışı, Türkiye Yayınevi, İstanbul, 1946.
OĞUZ, Burhan, Türkiye Halkının Kültür Kökenleri Teknikleri, Müesseseleri, İnanç ve Adetleri, Anadolu Aydınlanma Vakfı Yayınları, İstanbul, 1995.
SÜRÜR, Ayten, “Kültürümüzde Mendil, Kullanma Geleneği ve Mendiller”, V. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi Maddi Kültür Seksiyon Bildirileri, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1997.
UĞURLU, Servet Senem, “Türk Kültüründe Hediye Mendiller”, Uluslararası Katılımlı Türk Kültüründe Hediye Sempozyumu, 16-17 Kasım 2005, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırma ve Uygulama Merkezi, İstanbul, 2005.
Türk Dil Kurumu e-Sözlüğü “Mendil” maddesi,
http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&kelime=MEND%C4%B0L , 30.10.2014.
“35 yıldır tarihi mendillerin peşinde”
http://www.zaman.com.tr/pazar_35-yildir-tarihi-mendillerin-pesinde_1002393.html, 30.10.2014.
“Kültürümüzde Mendiller”
http://www.trtex.com/de/yazarlar/1314/kulturumuzde-mendiller , 30.10.2014.