Stres Diye Bir Şey!
Günümüz insanı, hızla geçen zaman dilimleri ve gün içinde oradan oraya koşturuyor. Değişik ulaşım araçları ya da kendi arabası ile işe gidiyor, işten dönüyor. Bu arada çoğunlukla akmayan, sıkışan, tıkanan, sinir bozucu trafikle, hava koşulları ile cebelleşiyor. Sonunda da o ortamın getirdiği gerginlikle doğrudan stresin sevimsiz kapılarından birini daha çalmış oluyor.
Çağdaş hayatın tempolu ve dozajı yüksek ritmi, insanların dinlenmeye ayırdıkları zamanın giderek azalması, kişiler arasında süre gelen rekabet ve yarışın bitip tükenmezliği, çevresel olaylar ve endüstriyel gelişimle birlikte her türlü gürültünün giderek artışı, stresin oluşumundaki başta gelen diğer olumsuz etkenler olarak öne çıkıyor.
Özetle, dünyada ve ülkemizde hemen bütün insanlar, ulaşımın ötesinde ve yukarıda ifade ettiğimiz gibi günlük hayatın getirdiği değişik sorunlar nedeni ile farklı biçimlerde stresi hem sırtlıyorlar ve hem de birlikte yaşıyorlar. Deyim yerindeyse; gerçekten hayatımız boydan boya stres olmuş durumda! Ve ne yazık ki stres; artık gündelik hayatın ve rekabet ortamının eşliğindeki ticaret hayatının da ayrılmaz ve bunaltıcı bir parçası. Bununla birlikte stresi büyük ölçüde yenmenin, stresten kurtulmanın çözüm yolları da var elbet.
Öncelikle, insan hayatındaki stres yaratan faktörlere, dilerseniz birlikte kısaca bir göz atalım:
Streste psikolojik etkenler olarak sıkıntı, acı, korku, kızgınlık, aşk, nefret, kıskançlık, üzüntü, mutluluk gibi faktörler öne çıkıyor.
Fiziksel faktörler ise değişik travmalar, soğuk, sıcak, nem, aşırı ışık, manyetik alanlar, şok terapileri şeklinde özetlenebilir.
Kimyasal maddeler, zehirli atıklar ve ilaçlar da keza, stres yaratmada kimyasalları ifade ederler.
Fizyolojik etkenlerde ise hamilelik, doğum, adet dönemleri ve yaşlılık söz konusu olabiliyor.
Streste en ağırlıklı alan, sosyal etkenler.
Örneğin parasal sıkıntılar, aileden ya da yakın bir kişinin ölümü, boşanma, işini kaybetme, istek dışı ev değiştirme, bir yaşlının bakımı gibi gelişmeler, stresi yoğun biçimde arttıran faktörler olarak dikkat çekiyor.
Görüldüğü gibi stres, insan hayatının hemen bütün alanlarında yer alabiliyor.
Stresten kurtulmak temelde kişinin psikolojisine, stresin yoğunluğuna ve elbette stresin nedenlerine bağlı.
O yüzden bu aşamada temel hedef, vücudun direncini arttırmaktan geçiyor. Bunun için hekimin önereceği ve başta B6 olmak üzere vitaminlerden destek alınması da mümkün.
Açıkçası, insan hayatında risk arttıkça, stres de artıyor.
Peki neler yapılmalı ki çağımızın sorunu stres ile baş edilsin?
Neler yapılmalı ki, bu konuda biraz nefes alınabilsin?
Aşağıda sıraladığımız kimi küçük hatırlatmalar, bu aşamada size sanırız hayli yararlı ipuçları verecektir:
* İşinizi, iş ile ilgili sorunlarınızı kesinlikle işyerinde bırakın. Asla evinize taşımayın.
* Düzenli uyumaya gayret gösterin. Az uyumak kadar, aşırı uyumak da stres oluşturur.
* Dengeli beslenin ve değişik yiyecekler tüketin. Aşırı yemek yedikten sonra vücudunuzda oluşan rahatsızlıklar da strese yol açacaktır.
* Aynı gün içinde birden fazla iş yapmaya çalışmayın.
* İş görüşmeleri için arka arkaya randevu asla almayın. Bir işi bitirmeden, diğerinin ne olacağını düşünmeyin ve kafanıza takmayın.
* Sosyal hayatınızı renklendirin ve güçlendirin. Arkadaşlarınızla, aile dostlarınızla vakit geçirin. Müzik dinleyin. Eğer varsa bahçeniz, çiçekleriniz ile ilgilenin. Sportif etkinlikleri yerinde izleyin. Müze ya da değişik sanat sergilerini gezin, mümkünse tatile çıkın.
* Eğer olası ise işe gidip gelirken araç kullanmayın.
* İlaç almanız gerekiyor ise mutlaka doktorunuza danışın ve mümkün olduğu kadar az dozda kullanın.
* Kedi, köpek, kuş, balık gibi evcil hayvanlar besleyin.
Ve tabii bunlara ek olarak, en önemlisi kendinize olan özgüveninizi kaybetmeyin. Dünyada üstesinden gelinmeyecek hiçbir sorun yoktur ve en önemlisi, insanın sağlığıdır.
Koca Kanuni, “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi!” diye boşuna mı söylemiş!
Sağlığın değeri, hayatın da değerini ifade etmez mi?
Her ne kadar“hayatımız stres!” diyorsak da; aslolan biraz da hayatın ve ticaretin içindeki sorunlarla savaşmak ve yılmamak mahareti değil midir?
O zaman ya mücadele; ya stres!
Gerisi size kalmış!