Küçük Bir Saman Çöpü!
İlkokuldan
bu yana bir şeyler yazarken, en çok sevdiğim hep kurşunkalem
olmuştur.
Bana
sorarsanız, hayatta kurşunkalem kadar mütevazı bir şey de
yoktur. Çünkü, onun yazmaya devam edebilmesi için, sürekli
küçülmesi gerekir!..
Hemen
peşinden bir başka karşı boyuta bakalım:
Büyük
adam büyük olduğunu; fakat büyüklüğün, küçüklük olduğunu
bilir!
Böylece
konumuzun büyüklük ve küçüklük üzerinden yol alacağını da
anlamış olduk.Ama dilerseniz, burada bu kez büyüklüğü bir
yana bırakıp, küçükten yana ve ağırbaşlı sözlerle bir
felsefe gezintisi yapalım:Şöyle:
*
Küçük bir beden, çoğu kez büyük bir ruha yataklık eder...
*
Ufak balıklar daha lezzetli olur…
*
Ateşe küçük odunlar atılırsa alevler artar, büyük odunlar
alevi söndürür…
*
Sağanak dediğimiz, küçük damlalardan ibaret…
*
Ufacık bir yağmur, kocaman bir toz bulutunu yok edebilir...
*
Muazzam bir aydınlık, küçük bir delikten görünebilir...
*
Küçük bir saman çöpü, rüzgarın yönünü gösterebilir…
*
Bütün bir hasat, küçük bir kıvılcım yüzünden elden
gidebilir...
*
Büyük bir geminin batmasına, küçük bir delik yeter…
*
Büyük makineleri, küçük çarklar çalıştırır…
*
Bazen büyük bir aşkı başlatan, küçük bir gülümseme değil
midir?..
*
Büyük yazıları yazmak için küçük noktalar, virgüller
gerekir...
* Ulu
bir çınarın veremediği kokuyu, küçük bir papatya verebilir...
* Büyük
paralarla alınan hediyelerin sağlamadığı mutluluğu, küçük
bir bakış sağlayabilir…Yani…Hayatın içinde küçük
dediklerimizin, göz ardı ettiklerimizin, küçük diye pek ciddiye
almadığımız şeylerin, aslında ne kadar büyük
olabileceklerini; onların değerini bilmemiz gerektiğini unutmamak
gerekiyor.Tamam!Büyüklük
sizde kalsın ama bu yazı da iyimser bir yaklaşımla ve isterseniz
şöyle bitsin:Bazen küçük şeyler, büyük şeylerdir!..