Hiçbir iyi çaba boşa gitmez!
Zaman dediğimiz sanal enerjinin karşı konulmaz ötelemesiyle günleri, haftaları, ayları ve yılları yavaş yavaş cepten yiyerek, tüketerek koşturmayı, koşuşturmayı sürdürüyoruz.Hayatın kaçınılmaz ve tartışılmaz kurgusu “Ve Perde”yle başlayan her yeni günün açılış sahnesindeki temel senaryo, özet olarak tam da böyle. Dolayısı ile yaşanılan süreçte, insanlar bu senaryonun değişik dramalarında,komedilerinde, müzikallerinde yer alarak geleceğe; daha doğrusu bilinmeyene doğru kah gülerek, kah ağlayarak yol almaya devam edecekler. Şair Özdemir Asaf’ın “Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek!" dizeleri de, şairane boyutta hayatı ve insanları kestirmeden özetlemenin bir diğer yanı.Bu açıdan baktığınızda; sanırım bu rutini aşmak adına hayatı daha da tatlandırmanın, ona renk ve heyecan katmanın pratik çözümlerini aramak ve sonra da sürekli olarak bunları hayatın içinde uygulamak gerekiyor. En kolayından, sahnenin en özel oyuncusu olan ve kendisiyle barışık, pozitif bir insanın hayatının çok daha huzurlu olduğunu söyleyebiliyoruz. Dolayısı ile böyle bir insan için hayatı çeşnilendirecek yeni hedeflerin ve yeni boyutların mutlaka çok daha çabuk keşfedilebilir olduğu da söylenebilir.Hayatın içindeki olası sorunların, kaçınılmaz kaygıların ve açmazların sürekli olarak beslendiğinde, aslında pek bir şeye yaramadığını, çözüm getirmediğini de görüyoruz. Bilakis bunları çoğaltmak acı ve öfkeyi cilalamaktan, insanı örselemekten ve ruhu zedelemekten başkaca bir şeye yaramıyor. Sorunlar olabilir ve her zaman olacaktır ama insanın onlara sabırla direnmek ve onları akıllı çalışmalar ile kısa zamanda telafi etmek gibi bir girişim şansının olduğunu da asla unutmamak gerek.Her şey insanın kendi elinde ve insan ne isterse, ne umarsa, ne yaparsa sadece o oluyor.Yazar Ralph Martson’un bu konudaki benzer düşünceleri bir yere not almışım:* İnsanlar ve durumlar değişir; yaşamınızda pek çok şey olur biter. Ama iyi olan hiçbir şey asla kaybedilmez. Sevginiz, her zaman yanınızdadır; sevdiğiniz insan, artık yanınızda olmasa bile. Yaptığınız iyi şeyler, her zaman yanınızdadır; zaman, tüm fiziksel kanıtları silse bile.* Bir şeyi kaybetme duygusuyla yaşadığınızda, asla ona sahip olamaz ya da onu yaşayamazsınız. Başarısızlıktan korktuğunuz için bir şeyden kaçındığınız zaman, yalnızca başarısız olursunuz.* Hiçbir iyi çaba, boşa gitmez; dıştan görülecek herhangi bir değer üretmeyi başaramasa da içsel değer her zaman oradadır. Yaptığınız şey, görülmüyor; karşılığını bulmuyor ya da takdir edilmiyor bile olsa, onu yapmış olmanın paha biçilmez hazzını ve mutluluğunu hissetmeyi sürdürürsünüz.* Sürekli olarak başkalarının sizi onaylamasını bekliyorsanız, çoğu zaman hayal kırıklığına uğrarsınız. Ne var ki, her anınızda verebileceğinizin en iyisiyle yaşar, sever ve davranırsanız, yarattığınız gerçek değer, asla yok edilemez. Bu mükemmel düşünceleri pekiştirecek bir kaç küçük ayrıntıyı da bu vesile ile yan yana getirelim:* Eğer bu sabah hastalıklı değil de sağlıklı uyanmış iseniz, bir hafta sonrasını göremeyecek olan bir milyon insandan daha şanslısınız.* Bir savaş tehlikesi ile işkence görmek ihtimali ile sağ kalma korkusu ile karşı karşıya değilseniz; 500 milyon insandan daha iyisiniz.* Buzdolabınızda yiyeceğiniz, üzerinizde elbiseniz ve başınızı sokup uyuyabileceğiniz bir eviniz varsa, dünyadaki insanların %75'inden daha zenginsiniz.* Bankada ve cüzdanınızda para varsa, dünyanın en imtiyazlı %8'i arasındasınız.* Anneniz, babanız sağ ise ve boşanmamışlarsa, siz bu dünyada nadir kişilerden birisiniz.Daha ne olsun diyelim ve uçar kaçar son birkaç satırla da biraz şamata yapalım:Hayatta paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın!Kimse sizi üzmemiş gibi sevin!Kimse sizi seyretmiyormuş gibi dans edin!Kimse sizi dinlemiyormuş gibi şarkı söyleyin!Ve asla şu hayatı da çok uzun bir şey sanmayın.Seneca’nın dediği gibi:“Başlayan her şey biter!”