Yaza selam hayata devam!
Şimdi yaz zamanıdır...Yaz günleri, hayatın sımsıcak sarkacında insanı buzlu sulara, mavi denizlere, gölgeli ağaçlara, köpüklü gazozlara, akşamüstlerinin kızartma kokan şenlikli, şarkılı balkonlarına doğru alıp götürür.Dolaplarda, kuyularda üşümüş, tiril tiril üzümler, kayısılar, şeftaliler ve incirlerin yanı sıra, göğüslerine bıçakları yediklerinde kavunlar, karpuzlar;o saat bir yaz gecesi rüyasının damaklar keyfinin neşeli cıngılını koro halinde geçerler:“Laaay laaayyyy loooom! Bu yaz da birlikteyiz!”Üstüne üstlük yaz bağlamında naif bir panoroma; renkleri, resimleri, çiçekleri, kelebekleri, şiirleri, avarelikleri ve muhtemel serüvenleri ile insanı tepeden tırnağa heyecanlandırır ve baştan ayağa ayaklandırır.Sonunda da bu yaz frekanslı sıcak palazlanmalar; insanı giderek romantikalara endeksli egzotik, gizemli ve baharat kokan uzak yolculuklara; sakin, duru, palmiyelerle bezeli, yemyeşil düşsel hayal adaların ufuklarına doğru kanatlandırır...O hayallerin kesiştiği noktada, birden bedendeki adrenalin kontrol ötesi kalır. Manometreler şaşırır, ibreler oynaşır.Beyin, vınlayarak, çırpınarak yolculuk kanatlarını takıştırır.Bu, bir yaz travması, bir yazlar çarpılmasıdır.Derken yaz üstü yolculuk özlemleri; yemyeşil kırlar, gelincikler, papatyalar, aslanağızları, sular, ırmaklar, denizler, dağlar, yollar, çoban ateşleri ve börtü böcekle de örtüşüp, potansiyel yaz fotoğrafının deklanşörüne basar:“Çıt!..”Bu; yazın yasal sesidir!..Hayatın kütürdeyen, keyiflere gerinen sıcacık resmidir!..Bu; yaz anılarına, yaz aşklarına, yaz yarenliklerine, yaz havuzlarına ve yaz parkurlarına vurulan doğal çıkartmanın sesidir.Çıt, çıt, çıt!..Siz!..Siz, bu yaz fotoğrafının neresindesiniz?.. Yeşil otların üstündeki beden, göllerde, denizlerde suya ermiş ayaklar, parklarda, yollarda, patikalarda alna vuran güneş; kırlara, kuşlara, ormanlara, dağlara, ırmaklara, köylere ulaşan ıslık mısınız? Kendinizce, ailenizce, çevrenizce, gönlünüzce; kıyıda köşede de olsa bu gelgeç fotoğrafın bir noktasında duruyor, yazlık pasaportunuz ile hayatın güzellikleri, sevgileri, coşkuları içinde özgürce ve dilediğinizce dolaşıyor musunuz?Kısaca, yazın dayatmalarına dayanıyor musunuz? İşte o zaman buhurdan gibi tüten bir mevsimin bahçesinden geçiyor, Tanrı’dan armağan bir mevsimin özelinden tadıyor, paylaşımı simgeleyen bir mevsimin sofrasından doyuyor ve hayatı kendiniz ve çevrenizle mutlaka yaşanılır kılıyorsunuzdur.Şimdi yaz zamanıdır.Zamanların kralıdır.Yaz; sevgilerin harmanı, aşkların, dostlukların, adaların, modaların da çekincesiz adresidir. Çok yaşasın yaz!..Yaşasın cümle yaz üstü tel cambazları.Ağustos böcekleri, ateş böcekleri, lunaparklar, atlıkarıncalar, hayvanat bahçeleri, kır kahveleri, piknikler ve deniz kıyıları.Ve yine de çok yaşasın insanlar, kuşlar, böcekler, karıncalar.Yazdan kışa, fukaradan zengine; dünyada her canlıya, herkese iyi kötü bir yer var.Önemli olan şu:Siz...Bu yaz fotoğrafının neresindesiniz?..