Bir dağı yerinden oynatabilir misiniz?
Bir kurbağa sürüsü ormanda ilerlerken içlerinden ikisi birden derin bir
çukura düştü.
Diğer kurbağalar çukurun etrafında toplanıp çaresiz bir şekilde olayı
izlemeye başladılar.
Çukur derin olduğundan, düşen arkadaşlarının zıplayıp dışarı çıkması da
mümkün gözükmüyordu.
Yukarıdaki kurbağalar, hep birden aşağıdaki arkadaşlarına seslendiler:
”Boşuna çabalamayın!”
“Çukur çok derin!”
“Başaramazsınız!”
“Çok yazık!”
“Artık dışarı çıkmanız imkansız!”
Ancak, çukura düşen kurbağalar onların söylediklerine aldırmayıp,
yukarıya çıkmak için kıyasıya bir mücadeleye giriştiler.
Yukarıdakiler ise hala boşuna çırpınıp durmamalarını, ölümün onlar için
tek kurtuluş olduğunu söylemeye devam ediyorlardı.
Sonunda, kurbağalardan birisi bu söylenenlerden etkilendi ve mücadeleyi
bıraktı.
Diğeri ise çabalamaya ve zıplamaya devam etti.
Yukarıdakiler bu kez de, bu kurbağaya seslenerek, çırpındıkça daha çok
acı çekeceğini söylemeye başladılar.
Ne var ki, çukurda kalan kurbağa onlara hiç aldırmadan çabasını,
mücadelesini sürdürdü.
Sonra da sıkı bir hamle daha yaptı ve daha yükseğe sıçramayı
başararak, çukurdan çıktı!
Bu mücadeleyi verirken de; arkadaşlarının ümit kırıcı sözlerine hiç kulak
asmadı.
Çünkü o, sağırdı!..
Yani…
Olumsuz düşünceli insanlar, her zaman başarılı olmayı engelleyen, çaba
ve çalışmayı reddeden bir ataletin, vurdumduymazlığın içinde yaşarlar,
oradan beslenirler.
Çalışanları, ter dökenleri, başarılı olmak isteyenleri çizerler…
Onların, yüreğinizdeki çalışma ve başarı azmini çalmalarına asla, ama
asla izin vermeyin derim…
Sağır olmayı yeğ tutun!
Ne demiş D. J. Schawart:
“İnanın, gerçekten inanın…
Bir dağı istersiniz yerinden oynatabilirsiniz...
İnanırsanız bunu yapabilirsiniz...
Birçok insan, bir dağı yerinden oynatabileceğini asla düşünmez…
Bu nedenle de birçok insan bunu hiç denemez!..”
Oysa gördünüz; deneyen, zıplayan, çalışan ve inanan kazanıyor!..