Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa!
İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı,
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa,
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan,
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.
Orhan Veli’inin bu güzel dizeleri çoğumuzun neredeyse ezbere bildiği
gibi, bu minvalde sürer gider.
Derken içimizi bir İstanbul sevgisi, bir İstanbul mavisi, bir İstanbul tutkusu
kaplar ve İstanbul bizimle birlikte kanatlanıp, göğe doğru kalkar gider.
Bu insani, saf ve arı duygular; elbette hem şiirin gücünden, hem de
Orhan Veli’nin muhteşem satırlarından ve yüreğinden gelir.
Açıkçası, iyi ve hoş da gelir!
Orhan Veli’nin cıvıl cıvıl diye tarif ettiği Mahmutpaşa da, sanırız
şimdilerde cümlemize dar gelir!
Zaten muradımız da ey okur; size İstanbul’un yüzlerce yıldır nabzı
yüksek atan, gün içinde insanlarla dolup taşan Mahmutpaşa’yı bir kere
daha hatırlatmak, sizi orada bu güzel fotoğraflar eşliğinde gezdirmektir
niyetimiz.
Ancak, bu gezi öncesinde, Mahmutpaşa’nın İstanbul’da semt olarak
gelişimini bir büyüteç altından izlemekte yarar var. O nedenle, çarşı
adına biraz gerilere gidelim ve eskiyi birlikte soluklayalım istiyoruz:
Bizans döneminde kentin seçkin kişilerinin konutlarının yer aldığı bir
semt olan Mahmutpaşa'nın, Osmanlı döneminde de rağbet gören bir
yöre olduğu, geçmişin kayıtlarından anlaşılıyor. İstanbul’un fethinden
hemen sonra, Fatih'in ünlü sadrazamlarından Mahmut Paşa tarafından
buraya 1463 -74 yıllarında büyük bir külliye yaptırılmıştır. Bu külliyenin
yer aldığı semt ise, günümüze kadar bu sadrazamın adıyla anıla
gelmiştir.
Uzun bir dönem Haliç'e bakan konumuyla, yüksek düzeyde seçkin
kişilerin konutlarına sahip olmayı Osmanlı döneminde de sürdüren
bu semt; limanın hemen üstünde bulunduğundan zamanla ticaretin
artmasıyla hanlar, ardiyeler ve dükkanların yoğun bir şekilde yer aldığı
bir görünüm kazanmıştır.
Daha sonra semtteki konutlar giderek azalmaya başlamış ve meydana
gelen yangınlarla konut bölgesi iyice boşalmıştır. 19. yüzyılda
Mahmutpaşa'nın ticari özelliği iyice öne çıkmış, Kapalıçarşı ve Mısır
Çarşısı gibi iki önemli alışveriş biriminin arasında yer tutuyor olması da,
giderek mekansal önemini daha da arttırmış ve öne çıkarmıştır.
Coğrafi konumunun İstanbul'a sağladığı avantajların başında, ticaret
yollarının üzerinde olması gelmektedir. Bu nedenle İstanbul, dolayısı ile
asırlar boyunca hep önemli bir alışveriş merkezi olagelmiştir.
Önceleri Hindistan ve Uzakdoğu'dan, daha sonra ise Avrupa'dan gelen
mallar İstanbul'da toplanmış; aynı şekilde Osmanlı ülkesinde üretilen
en değerli mamullerde, payitaht olan İstanbul'un pazarlarında satışa
sunulmuştur. Fakat belirtmek gerekir ki, İstanbul sadece ithal edilen veya
başka bölgelerde üretilen malların satıldığı zengin bir pazar değil, aynı
zamanda çok önemli bir üretim merkezi de olagelmiştir.
Bu nedenlerden dolayı, İstanbul denince Boğaz, camiler ve Kızkulesi'nin
yanı sıra Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı ve elbette yazı konumuz olan
Mahmutpaşa ilk akla gelenler arasında yer alırlar.
Sadece İstanbulluların değil, bütün Türkiye'nin en gözde alışveriş
merkezi olarak bilinen ve halkın büyük bir rağbet gösterdiği Mahmutpaşa,
günümüzde de tarihten gelen ticari serüvenini sürdürmeye devam ediyor.
Tüketicilerin buradaki fiyatların ucuz olmasını gözeterek büyük bir ilgi
gösterdiği bu tarihi çarşıda, ev tekstili başta olmak üzere; gelinlikler,
gece elbiseleri, nevresimler, gecelikler, sünnetlikler, iç çamaşırları,
kürkler, başörtüler, çoraplar, eldivenler, kravatlar, pantolonlar, ceketler,
konfeksiyon ürünlerinin envai çeşidi; velhasıl, aklınıza gelebilecek her
türlü ürün, gün boyu satılıyor.
İşportacılar da, geleneksel trafiği içinde Mahmutpaşa’da da yer alıyorlar
ve onlar da gün boyu klasik mesailerini ve kendi gelenekleri içinde
sürdürmeye devam ediyorlar.
Hanlar, sayısız hanlar içindeki yüzlerce işyeri, imalathane ve benzeri
mekanlar da, yine Mahmutpaşa’nın bir diğer portresini oluşturuyorlar.
Nereden bakarsanız bakın bu tarihi çarşı, geçmişten geldiği gibi ticari
zinciri içindeki hareketli durumunu sürdürmeye devam ediyor.
Özellikle dar gelirlinin her zaman alışverişe koştuğu İstanbul’un tarihi
semtlerinden Mahmutpaşa, günümüzde de her şeye karşın hala cıvıl cıvıl
bir alışveriş mekanı ve bundan böyle, gelecekte de bu özgün kimliği ile
öne çıkmaya devam edecek.
Bitirirken, bu kadim çarşıya bir güzelleme yapmamız da, ona çok yakışır
ve hakkıdır:
Tarihiyle, esnafıyla, çarşısıyla Mahmutpaşa; sen çok yaşa!..