“Çıkrıkçılar Yokuşu” ya da otantik bir dünya!
Kentlerdeki kimi çarşılar, günlük hayatın bu bağlamda kol gezdiği, alışveriş ve ticaretin kalbinin attığı özgün yerler olarak dikkat çekerler ve benzerlerinden ayrılırlar. O yüzden ülkemizdeki hemen bütün kentlerin bu anlamda yoğunlaştığı ve yerel tatlar içeren çarşıları vardır ve o çarşılarda da alışveriş, gün boyu geleneksel dokusunu ve renklerini yedekleyerek sürer gider. Sonrasında akşam çökünce de, çarşı esnafının bu minvaldeki heyecanı ve alışveriş trafiği de, ertesi günün telaşına ve coşkusuna doğru ağır ağır yol ve soluk alır.
Örneğin Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı, Mahmutpaşa, Sultanhamam; İstanbul’u bu boyutta simgeleyen dört ünlü ve tarihi mekandır.
Bursa’nın, Kayseri’nin ve diğer birçok illerin kapalı çarşıları da keza; aynı biçimde düşünebilir ve bu örnekleri Anadolu kentlerini de gözeterek sayısız anlamda çoğaltabilirsiniz.
Başkent Ankara’da da, işte bu bağlamda alışveriş merkezi olarak yer alan tarihi bir çarşı var ve bu yazımızın konusunu da, işte bu ünlü mekan; Çıkrıkçılar Yokuşu oluşturuyor.
Ankaralıların yakından tanıdığı, yıllardır alışveriş yaptığı, bir biçimde bir ihtiyacı için mutlaka uğrayıp, içinden ya da yanı başından geçtiği Çıkrıkçılar Yokuşu, deneyimli ve güler yüzlü esnafı ve onu destekleyen alışveriş mozaiği ile son derece ilginç ve renkli bir görüntüye sahiptir.
Beş asırlık geçmişi ile Anadolu'nun en eski yaşayan alışveriş merkezlerinden biridir Çıkrıkçılar Yokuşu.
Çıkrıkçılar Yokuşu; sağlı sollu sıralanmış sayısız dükkan ve mağazalar eşliğinde, eski Ankara'dan günümüze kalan otantik bir sokağın da adıdır.
İki yanındaki manifaturacılar, perdeciler, tuhafiyeciler genellikle el ürünleri satarlar. Yurdun dört bir yanından getirilen dokumalar, çeşitli bezler, seccadeler, duvar halıları, sofra örtüleri, döşemelikler, yazmalar, çevreler, yemeniler, şallar, şalvarlar, kadifeler.
Bu yokuşta, tahta, ağaç oyma işleri de yapılır. Bebe beşiği, çeyiz sandığı, düvenciler, tabutçular, özellikle yün eğirmek için yapılan çıkrıkçılar da hep bu yokuştadır.
Yokuşun bitimine yakın yerde hırdavatçılar tipik Ankara esnafının davranış ve geleneklerini yansıtırlar. Bakırcılar Çarşısı ise bakırın kızıllığının pirincin sarısına karıştığı, küçük çekiçlerden çıkan ritmik seslerin müziğe dönüştüğü bir ortamdır. Burada hafif küf kokulu, ıslak ve buğulu eski zaman havası dolar ciğerlerinize.
Yokuşu tırmanarak yukarıya doğru ağır ağır yol alabileceğiniz, ya da arka cepheden bu kez yokuştan aşağıya usul usul sarkabileceğiniz başta Mazı, Mersin, Kastamonu, Konya, Karaman ve Saraçlar sokakları ile hareketli ve dinamik bir çarşıdır Çıkrıkçılar Yokuşu.
Çarşı; birbirleriyle kesişen sokaklar, geçitler, pasajlar, labirentler arasında yer alan dükkan ve mağazaları ile adeta bir bayram yeri gibidir ve burada yok yoktur!
İnsanlar gün boyu bu çarşının bereketli vadisinde adeta büyük bir ırmak gibi aşağıdan yukarıya; yukarıdan aşağıya akar dururlar.
Sözün özü; Çıkrıkçılar Yokuşu Ankara ve çevresinin günlük hayatta ve alışverişte vazgeçilmez bir açık adresi olarak hep öne çıkagelmiş ve kabul görmüştür. Çarşı, gerçekten farklı işkolları, otantik Pirinç Hanı ve esnafı ile aslında bir bütünü oluşturur ve yokuşu çıkanlar ya da inenler, iğneden ipliğe hemen her ihtiyaçlarını buradan rahatlıkla temin ederler.
O yüzden Çıkrıkçılar Yokuşu, hemen her gün ve her durumda cıvıl cıvıl ve hareket halindedir.
Çarşıda ağırlıklı olarak manifaturacılar, ev tekstili mağazaları, perdeciler, konfeksiyoncular, ve tuhafiyeciler göze çarpar. Ankaralılar ev tekstili ihtiyaçlarının büyük bir bölümünü buradaki mefruşatçılar ve manifaturacılardan temin ederler.
Öte yanda çarşıda geniş bir yelpazede halıcı ve mobilyacılar, elektrikli cihaz ve malzemeciler, nakliyeciler, inşaat malzemeleri satıcıları, hırdavatçılar, inşaat müteahhitleri, hazır ayakkabı imalatçıları, kırtasiyeciler, eczacılar, makine ve madeni eşyacıları, matbaacılar, mücellitler, fotoğraf malzemesi satanlar, hurdacılar, nalburlar, kuyumcular, saraciye imalatçıları, tıbbi cihaz satıcıları yer alırlar.
Değişik ürün gamları ile Çıkrıkçılar Yokuşu’ndaki bu işyeri çeşitliliği; bir anlamda Ankaralı müşterilere hizmet anlayışında bir bütünlüğü oluşturur ve onların ihtiyaçlarının bir merkezden temini kolaylığında da dikkat çeker. Yani, yokuşa gelen ehven fiyatlarla bu merkezi ve çeşidi bol çarşıda ihtiyacını temin eder ve evine döner.
Gün içinde sayısız insanın alışveriş için arşınladığı bu kadim yokuşta; ticaretin geleneksel renkleri ve tadı da bir diğer özgün nokta olarak göze çarpar. Ahilik geleneğinden günümüze tecrübeyle akarak gelen ticaret erbabının işbirliği, mesleki deneyimi de bir başka çarşı geleneği olarak yine dikkat çeker.
Yokuşta yıllarca çalışıp, tecrübe edinmiş ve iş sahibi olmuş nice esnafın de yeri geldiğinde ifade ettiği gibi; Çıkrıkçılar Yokuşu özellikle ev tekstili iş kolunda bir “üniversite” olarak da anılır. “Çıkrıkçılar Yokuşu Üniversitesi’ni” bitiren ve Ankara’da çok başarılı olmuş birçok işadamı da gerçekten bunun bir kanıtıdır.
Kısaca; Ankara’nın ticari hayatındaki ana arterlerden biri olan Çıkrıkçılar yokuşu, tarihi ve geleneksel mazisinden geleceğe doğru, güvenilir ve tempolu adımlarla yol almasını ve Ankaralılara olan hizmet anlayışını günümüzde de sürdürmeye devam ediyor.
Şimdi; Çıkrıkçılar Yokuşu’nu biraz da olsa bildiniz mi, hatırladınız mı?
O halde çok yaşasın Çıkrıkçılar Yokuşu ve esnafına da bereket ola!..