Hayatınız boyunca mutlu olacaksanız işinizi sevin!
“Bak gene hata yaptın!”
“Hiç dikkat etmiyorsun ve sürekli olarak hata yapmaya devam ediyorsun!”
“Yaptığın hatalarla işimizi sekteye uğratıyorsun!”
Hayatın içinde her durumda yer bulan yukarıdaki klasik yakınmaları, daha da dramatize ederek ve benzerleri eşliğinde çoğaltmak her zaman olası. Bu ve benzeri sızlanmaları, iş dünyasındaki farklı alanlarda ve durumlarda bir biçimde gözlemleyebilir, yaşayabilirsiniz.
Her durumda hata kesinlikle ve elbette hep cepten götürendir ve doğal olarak bir getirisi de yoktur. Ama olageldiğinde verdiği rahatsızlık eşliğinde, kişiye “tecrübe” denilen olguyu çok daha yakından hatırlatmak gibi acılı bir güzellemeyi de yedekler.
Hatalarla sobelenenler ve zaman zaman hataya düşüp zıplayanlar, muhtemelen daha sonra, hatalı oldukları konularda birer filozof ve tecrübe dahisi bile olabilirler!
Hayatın içinde ve iş dünyasında hata yapmanın elbette bir bedeli olmakla beraber, hataların arka bahçesinde oluşan pozitif anlamdaki şaşırtıcı getirilerine de bu vesileyle dikkat çekmek istiyorum.
Önce açılım pankartımızı orta yere bir kere daha sallayalım:
Eğer bir kişi yapmakta olduğu işte hiç hata yapmıyorsa, onun iş yaptığından kesinlikle şüphe edebilirsiniz!..
Şimdi de konuyu örnekleriyle tatlandıralım:
Thomas Edison’a 999 denemeden sonra yaptığı bininci deneyde ampulü bulmasıyla ilgili olarak bir soru yöneltmişler:
"999 kez hata yapmanıza rağmen, bininci deneyi yapacak gücü ve enerjiyi nereden buldunuz?"
Edison yanıtlamış:
"Ampulün icadı aşamalı bir süreçti… Hata gibi görünen ilk 999 aşama, bininci ve son aşamaya giden öğrenmelerle doluydu!..”
Bu konuda çok ilginç bir örnek daha var:
Günümüzde birçok ofiste mutlaka bulunan, çok işe yarar ve üzerine küçük notlar yazmak için kullanılan Post-itl’ler de, yine bir hata sonucu bulunmuştu.
1900’lerin başında 3M şirketinin yöneticileri araştırma - geliştirme bölümüne dünyanın en güçlü yapışkanını geliştirmek için çalışmalar yapılması talimatını verirler.
Yapılan uzun çalışmalardan sonra, ar-ge bölümü istenilen yapışkanı geliştirir ve yönetime sunar. Ancak buldukları yapışkan dünyanın en güçlü yapışkanı olmak bir yana, en zayıf yapıştırıcısıdır! Öyle ki, bir bebek bile yapıştırılan nesneyi iki parmağıyla hafifçe çektiğinde, nesne kolaylıkla gelmektedir.
3M şirketi, eğer ar-ge ekibini hatasından dolayı cezalandırsaydı ve buluşlarını çöpe atsaydı, bugün 3M firmasını dünyaya tanıtan ve en büyük şirketlerinden birisi yapan post-it kağıdı da olmayacaktı!
Bugün dünyanın sayılı ve büyük marka şirketleri, işlerinde hata yapanları bunları gözeterek hemen cezalandırmıyor; tam tersine hata yapmayanları bünyelerinde tutmakta epey tereddüt bile ediyorlar.
Şöyle özetleyebiliriz:
İnsanın hata yapmamasının iki nedeni olabilir:
Birincisi, iş yapmayanlar hata yapmaz!..
İkincisi, risk almaktan çekinenler hata yapmaz!..
Ama bu konudaki temel ilke, hata yapmaktan korkmamak esasıdır.
Tabii, bu arada dikkat edin; silginiz kaleminizden önce tükeniyorsa, sanırız işte o zaman hatalarınızdan öcü gibi korkmalısınız!
Martin Luther King’de şöyle demiş:
Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse; Michelangelo’nun resim yapması, Beethoven’in beste yapması veya Shakespeare’in şiir yazdığı gibi süpürün! O kadar güzel süpürün ki; gökteki ve yerdeki herkes durup “burada işini iyi yapan, dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş desin!.."
Her şeye rağmen, işte ve güçte hata yapmaktan kaçınmak mutlaka hedef ve esas olmalı. Hata olursa da bunlardan ders alıp, tekrarlamamak da elbette işin en ilkeli yanıdır.
Bitirirken bir de güzelleme yapalım:
Bir saatliğine mutlu olacaksanız, şekerleme yapın…
Bir günlüğüne mutlu olacaksanız, balık avlamaya gidin…
Bir aylığına mutlu olacaksanız, evlenin…
Bir yıllığına mutlu olacaksanız, bir servete konun…
Hayatınız boyunca mutlu olacaksanız, işinizi sevin!..