Havalara zıplama hakkı
1976 yılında Kadıköy, Göztepe’de şahane köşkler, o köşkleri dolduran sayısız çamlar, çınarlar, içi kırmızı balıklarla dolu havuzlar, yemyeşil bahçelerde sarmaşıklı kameriyeler vardı. Göztepe tren istasyonu önünde bekleyen faytonlar, sakin ve sessiz bir cadde üstünde birbirini tanıyan komşular, komşuluklar, arkadaşlıklar vardı. Semtin emektarı
Aleko’nun da iğneden ipliğe, gazyağından çıtçıta kadar ne ararsan bulunan ve bin bir çeşit tatlar içeren masalsı bir dükkanı vardı. Yazlar yaz gibi, kışlar kış gibi, baharlar tam deminde, sonbaharlar en kralından ve harika yıllardı.
Hülasa, hayatımın en güzel günlerine eşlik eden o yıllar Göztepe’sinde; esas İstanbul adına patırtısız, gürültüsüz, asude bir hayata ve güzelliklere dair ne ararsanız vardı...
Fakat o sıralar bizim evde ve çevremizde saysanız 10 tane telefon yoktu! PTT’ye başvuru kaydımız sonrası, tam 7. yıl biterken evimize telefon bağlandığını, o vesile ile bayağı şenlikli bir gün geçirdiğimizi hatırlıyorum.
İlk cep telefonumu 1994 yılı başlarında aldığımı ve elimde kocaman, neredeyse yarım kiloluk telsiz gibi bir nesneyle ve büyük bir görmemişlikle tanıdığım, tanımadığım herkesle iletişim laklakasına balıklama atladığımı da anımsıyorum. Şimdi telefon konusunda bu anlattıklarımın, size ne kadar matrak geldiğinin de farkındayım. Ama unutmayın; o yıllar İstanbul’un telefon gerçeği buydu ve ülkemizin teknik koşulları da bu düzeydeydi.
ATM’lerden anında para çekmenin ilk yıllarındaki acemiliğini de keza, hala tebessüm ederek ve kendimle dalga geçerek anımsıyorum. Beni hep afallatmış olan bu makinelerin işlem sonrası neredeyse elimi sıkıp, “hadi güle güle harca birader; yine beklerim” diyeceğini sanırdım!..
Teknoloji ve yeni gelişmelerin hızlı sonucunda, hayatımızı kolaylaştıran bir dolu yeniliği ve değişimi sonraları zaten hep birlikte yaşadık ve neticede de bir gerçeğe gelip dayandık: Yeni keşfedilen teknolojilerin dayattığı dünyadaki değişimi engellemek, durdurmak olası değildir. Muhtemelen bu dijital gelişmelerin çok süratli olması başımızı biraz döndürdü belki ama, sonuçta gelinen nokta insanın sosyal hayatının tepeden tırnağa değiştiği ve insanların buna çok kolay uyum sağladığı gerçeğidir.
Ama bu arada, örneğin eskimolar için buzdolabı, hava delikleri bulunan uzay elbisesi, pilli saatler için kurma kolu, İki yüzlü oyun kağıtları, sürtünmesiz zımpara kağıdı, Motosikletler için emniyet kemeri, walkmanlar için uzaktan kumanda, batmayan denizaltı, su geçirmez sünger ya da su geçirmez tuvalet kağıdı gibi gereksiz icatlar hiçbir zaman olmadı!.. Bu olmayacak şeyleri biraz da mizah yanımızdan, konumuza sos katkısı olsun diye yazdım ama; biz burada en iyisi gerçek ve şaşırtıcı olan buluşlara bir bakalım.
Bütün bunları, TÜMSİAD / Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği’nin yayın organı olan “Ekonomi” dergisinin Ağustos 2007 sayısındaki bir yazısını okurken hatırladım ve yazıya esas konuyu da sizinle paylaşmak istedim:
“Şüphesiz buluşlar gerek insan hayatında gerekse dünya için büyük önem taşımaktadır. Geçmişten bu yana insan hayatına kazandırılan sayısız buluşlar var. Bu buluşlar insanoğlunun hayatını idame ettirebilmesinde büyük kolaylıklar sağlamıştır. Son 25 yılda insan hayatı ve dünyayı etkileyen 25 buluş sıralanmıştır. Gençler arasında yaratıcılığı teşvik etmeyi amaçlayan Massachusset Teknoloji Enstitüsü Lemelson Programı tarafından CNN International için oluşturulan bir teknoloji uzmanları heyeti, son 25 yılda insan hayatını ve dünyayı en fazla etkileyen buluşları sıraladı. Bu sıralamada internet ilk sırada yer aldı. Uzmanlar tarafından icatların bir kısmının geçmişteki bilim-kurgu yazarlarının düşünce ve fikirlerine dayanılarak bulunduğu açıklandı.
Örneğin dördüncü sırada yer alan “fiber optik” icat edilmemiş olsaydı, bugün dünyayı bir küresel köye çeviren pek çok teknolojik yeniliklerden habersiz olacaktık. Son 25 yılın buluşları listesi, önemlerine göre şöyle sıralanıyor:
1. İnternet
2. Cep telefonu
3. Kişisel bilgisayar
4. Fiber optik
5. E Posta
6.Ticari GPS (Küresel Konuşlandırma Sistemi)
7.Taşınabilin bilgisayarlar
8. Hafıza depolama disketleri
9.Tüketicilere yönelik dijital fotoğraf makinesi
10. Radyo frekanslı kimlik etiketleri
11.MEMS (mikro elektro mekanik sistemler)
12. DNA testleri
13. Hava yastıkları
14. ATM
15. Gelişmiş piller
16. Melez (hibrid) otomobiller
17. OLED (organik ışık yayıcı diyot)
18. Görüntü panelleri
19. HDTV (Yüksek çözünürlükteki televizyon)
20. Uzay mekiği
21. Nanoteknoloji
22.Yapay hafıza
23.Sesli posta
24. Modern işitme cihazları
25. Kısa menzilli, yüksek frekanslı radyo”
Bir zamanlar bir ev telefonu için 7 yıl sabırla beklemeye tanıklık ettikten ve şu baş döndürücü listeye de bir şekilde dokunduktan sonra diyorum ki; gelecek 25 yılda insanlık kim bilir daha hangi şaşırtıcı buluşları görecek ve kim bilir neler karşısında apışıp kalacak!..
Sonuç olarak ve bu vesileyle ben kendi adıma, şimdiden gelecek 25 yılın inanılmaz yeni buluşları için şaşkınlığımı en yüksek perdeden seslendirerek, havalara zıplama hakkımı kullanmak istiyorum:
Vay canına!..
Voooaaaavvv!..
Süppeeerrrr!..
*Okurlarımızın ve sektörel camiamızın Kurban Bayramı’nı kutluyor; yeni yılın herkese sağlık, başarı ve bol kazançlar getirmesini diliyorum. Ö.A.