Direksiyonda kim var?
Hatasız kul olur mu?..
“Olmaz!”diyerek, arkasından “hatamla sev beni!” diyen Orhan Gencebay’ı da selamlayıp, sorunun yanıtını bir de biz anons edelim:
Dünyada kusursuz iki insan vardır: Biri ölmüştür, biri de doğmamıştır!
Dolayısı ile hata yapmak çok insani ve kaçınılmaz bir zaafa tekabül ediyor. En az hata yapmak mahareti; belki burada en uygun doğru olarak özetlenebilir.
Özellikle işini ciddiye alıp çok çalışanlar, bir amaç için ceketlerini fora edip ter dökenler, bir hedefe ulaşmak için olağanüstü çaba harcayanlar, arada mutlaka hata yaparlar. Ancak bu insanlar o hatalardan ders alıp, genellikle bunu bir daha da kolay kolay tekrarlamazlar. Çünkü bedelini muhtemelen çok pahalı ve acılı tarifeden ödemişlerdir.
Hatalar bir noktada; hayatımızın koşuşturmalarında pusuya yatmış; acımasız ve açıklarımızı dört gözle bekleyen bubi tuzakları gibidirler. Beklenmedik anlarda ve tabii siz ön ayak olduğunuzda, “pat” diye hemen çıkıp bir yerlerden gelirler, çelmeyi takarlar ve her şeyi de berbat edip giderler!
Gerçi, Kristof Kolomb Hindistan’ı ararken Amerika’yı bulmuştu ama, bu şaheser bir istisnai hatadır. Dolayısı ile böyle bir durumda ya sürekli hatanızı haklı çıkarmaya çabalarsınız ya da hatanıza eğilip ona sahip çıkarak düzeltmeyi denersiniz.
İstisnai hataların en babası Kristof Kolomb’u da konumuza bir kenarından dahil edince, aklıma bahar eşiğinde benzer bir öykü geldi. Size bu vesileyle anlatmak isterim:
Uzak ülkelerin birinde yaşlı bir adam, boynuna astığı bir eğri sopanın uçlarına taktığı iki testiyle, çalıştığı çiftliğe ve sahibine su taşırmış. Ne var ki bu testilerden biri çatlakmış. Sağlam olan testi her seferinde ırmaktan sahibinin evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken; çatlak testi içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle, bu minvalde sürmüş gitmiş.
Su taşıyıcısı aslında her seferinde sahibinin evine sadece 1.5 testi su götürebilmiş. Bu arada sağlam testi başarısı ile gurur duyarken, zavallı çatlak testi görevinin yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı büyük bir acı ve elem duyuyormuş. İki yılın sonunda bir gün çatlak testi, sonunda dayanmamış ve ırmağın kıyısında su taşıyıcısına seslenmiş:
“Biliyor musun; kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum.”
“Neden?” diye sormuş su taşıyıcısı. “Niçin utanç duyuyorsun ki?”
Çatlak testi yanıt vermiş: “Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurum nedeniyle sen de bu kadar çalışmana karşın, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun!”
Bunun üzerine su taşıyıcısı şöyle demiş:
“Eve dönerken yolun kenarındaki çiçekleri hiç fark ettin mi?”
Gerçekten patikayı tırmanırken çatlak testi patikanın bir yanındaki, güneşte parıldayan ve mis gibi kokan rengarenk çiçekleri görmüş. Fakat yolun sonunda
yine suyunun yarısını kaybettiği için, kendini kötü hissetmiş ve su taşıyıcısından tekrar özür dilemiş. Su taşıyıcısı çatlak testiye sormuş:
“Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer testinin bulunduğu tarafta hiç çiçek olmadığını fark ettin mi? Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben bu güzel, rengarenk çiçekleri toplayıp, onlarla sahibimin sofrasını, yuvasını süsledim. Sen böyle olmasaydın sahibim, çiftliğinde ve evinde bu güzellikleri asla yaşayamayacaktı.”
Bu bir öykü ve böyle hatalara can kurban tabii!..
Gerçeği döndüğümüzde; netice olarak hayatın içinde hepimizin hataları olabilir, olmuştur ve olacaktır. O nedenle hatalarınızdan, kusurlarınızdan korkmayın derim. En iyisi onları dürüstçe sahiplenmek olsa gerek. Kabul ederek, ders alarak, tekrarlamayarak hatalardan edindiğiniz deneyimlerle doğruları bulduğunuzda; siz de çevrenizde, işlerinizde güzelliklere neden olabilir ve iyilikler inşa ederek sofralar süsleyebilirisiniz.
Bu arada atlamamak lazım.
Hayatı seviyorsanız, zamanı da israf etmemeniz gerekir. Çünkü hayatın yapıldığı maddenin adı zamandır ve zaman; hata payı en az olanlarla bezendiğinde sahibine çok daha değer katıyor.
Bir de final anonsu yapalım:
Hayatınız olası hatalarınızdan dolayı kötü bir viraja girmişse, unutmayın. Direksiyondaki hala sizsiniz!..